cilt

Balmi Lip Balm Review [ İnceleme ]


Watsons’dan aldığım bu ürün çilek kokulu, küp şekilli ve biraz pahalı bir dudak koruyucusu. Dudaklardaki çatlakları anında gidermeyi ve güzel koku bırakıp, dudaklarınızı yumuşacık yapmayı vaat ediyor. Koku kısmı doğru, çok tatlı bir çilek kokusu var. Dudaklarımı yumuşattığı da doğru, ancak herhangi başka bir üründen bir farkı yok. Vazelin sürdüğümde de aynı şekilde yumuşuyor yani dudaklarım. Fiyatı 12 tl idi yanlış hatırlamıyorsam ki bir dudak koruyucusu için aşırı pahalı! Sadece ilginç dizaynına bu parayı verdirdiklerini düşünüyorum. Yurtdışında çok daha ucuza satılan bir ürün, burada neden bu kadar pahalı anlamak mümkün değil.

Sonuç olarak bir kez daha almayacağım bir ürün. Kötü diye değil, daha ucuz olan ürünlerden bir farkı olmadığı için. Beni yıllardır kış aylarında kurtaran, en kötü çatlakları bile yokeden Blistex markasının ürünleri bile bunun yarı fiyatı. Ki onlarda ilaç falan da var. Ne bileyim, garip geldi bu kadar pahalı oluşu….

Küp şekli çok cici, çantamda bulunsun derseniz alınabilir :) Yoksa almayın yani… Öptüm!

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Don’t Throw Away Yet!

Yoksa siz, bir ürün biter bitmez hemen çöpe mi atıyorsunuz? Sakın yapmayın!! Çünkü kutusunun içinde, sıkarak gelmeyen ve içine yapışmış olarak duran daha baya bir ürün olduğunu göreceksiniz. Eğer sample ürünleriniz varsa, biten minik şişelere koyabilirsiniz. Bakınız ben öyle yaptım. Severek kullandığım gündüz kremim Sebium Global bitmişti, ben de kestim veeeeee içinde daha bir dolu ürün olduğunu farkettim. Hemen sample şişelerinden minik bir tanesini temizledim ve içine ürünü kaşık yardımıyla boşalttım. Voila! Artık 1 hafta daha kullanabilirim ;) Boşu boşuna güzel ürünleri hemen atmayın. Kesin, kalanları başka bir şişeye doldurun ve kullanmaya devam edin! Umarım işinize yaramıştır. Sevgiler <3
--
Don't throw away your finished products just yet! Cut the box in half and you'll see that there's still plenty of product in it! Find a sample bottle (preferably a tiny one) and fill the tiny bottle with the leftover product. I used a tiny spatula to fill it in. Voila! You have a week worth of product! Enjoy *wink


Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Finished Products / Biten Ürünler


Uzun zamandır biten ürünler yazısı hazırlamıyordum. Evi düzenlerken biten bir çok ürün olduğunu farkedince, hemen size bir yazı hazırladım. Fotoğraf makinemin kartı bende olmadığı için, telefondan çektim, idare edersiniz artık ;) Bakalım neler bitirmişim?

I haven’t posted any finished products post. Sorry for my lack of creativity. My camera’s SD card is at my BF’s house, so I had to take the pictures with my cell phone camer. Hope you like it still. Let’s see what products I finished…


1. Arko Krem – Böğürtlenli bu el kremine bayılıyorum! Sanırım bu 10. kutum falan. Bunun bir de büyük boyu var, kavanoz şeklinde. Aşığım. Başka hiçbir krem böyle güzel kokamaz bence. Fiyatı da çok uygun.
2. Vanilya ya da Lila kutudan gelmişti bu krem. Emin olamadım şimdi hangisiydi :) Yağlı ve sivilceye müsait bir cildim olmasına rağmen, bu nemlendiricinin yoğunluğu, öyle o kadar da yoğun hissedilmiyor. Kış günlerimin vazgeçilmeziydi. Cildimde bıraktığı yumuşaklığa hayran kaldım. Yeniden alacağım sanırım…


1. Arko Krem – A turkish brand. Smells like berries and it’s heaven! Love this moisturiser.
2. Isis Face Moisturiser – This is great for winter. It makes your skin so soft. I have acne prone/oily skin, yet this didn’t irritate my skin at all.



1. Yves Rocher – Göz Makyaj çıkartıcı… Yağlı bir ürün. Gözünün çevresinde yağ sevmeyenlerdenseniz, almayın. Seviyorsanız, 100 kutu alıp stoklayın :) Çünkü bence en en en en en en iyi makyaj çıkarıcı ürün, budur. Gözlerimde makyajdan eser kalmıyor.
2. Nashi – Argan Yağlı Şampuan…. bunu, saçlarım uzunken ve bitmiş haldeyken kullandım. O kupkuru ve gebermiş saçları yeniden canlandırdı ve en azından taranmaya izin verir hale getirdi. Saç kremini de kullandım aynı zamanda. Eğer boyalı, yıpranmış saçlarınız varsa, mutlaka deneyin! Ben acayip memnun kaldım da…


1. Yves Rocher – the best eye make up remover of all time EVER. Please use it. Trust me on this one.
2. Nashi – Shampoo with Argan Oil… if you have crazy damaged and dead hair, use this shampoo & conditioner! Your hair will love you.



1. Clinique – Air Brush Kapatıcı… göz altlarında fazla sorunu olmayan ve hafif kapatıcılık isteyenler bu ürünü kullanabilir. Ben severek kullanıyorum. Henüz başka kapatıcıya geçmedim, bu sanırım 10. seferim. Memnunum yani.
2. Yves Rocher – Kapatıcı… bunun rengi, yanağımdaki sivilceleri kapatmak için bire bir diye almıştım. Sonraları, Clinique ile karıştırarak kullanmaya başladım gözaltlarıma. Malum yazın yanında, Clinique fazla açık geldi. Organik bir ürün. Güvenle kullanıyorum. Kıvamı da az yoğun.
3. Calvin Klein Ruj – 31119 Rose Berry. Günlük kullanım için ideal. Bittiğine çok üzüldüm. Aynı renkten bulamıyorum :(


1. Clinique – Air Brush Concealer is a must if you have less stuff going on your undereye area. I like the texture a lot. I keep using it.
2. Yves Rocher – Concealer Pen is a little bit thicker than Clinique. I generally mix the two and make my own concealer out of it :) Organic stuff.
3. Calvin Klein Lipstick – 31119 Rose Berry is my favorite daily lipstick of all times. I can’t find it aynwhere. I’m so miserable :(

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Missha BB Cream

For the English review, click HERE!!!

Missha markasını duymayan kalmamıştır herhalde :) Ben bu ürünle LilaKutu sayesinde tanıştım. (Üye olmak için TIK TIK!!!) İncelemeye fırsatım olmuştu daha önce ama bir türlü fotoğraflayamamıştım. Denediğim tüm diğer BB kremler içinde, yine en iyisi ve renk olarak en uygunu bu sanırım. Diğer ürünlerde renkle ilgili çok sıkıntı yaşadım :/ Bu ürünün rengi, cildime en yakın olanı. Ürünü uyguladıktan sonra çok hafif bir pudrayla üzerinden geçiyorum ve voila! Tüm gün yüzümde kalıyor, sivilceleri orta derecede kapatıyor (fazla sorunlu bir cildiniz varsa, önceden bir kapatıcı sürmekte fayda var) ve cildime sağlıklı görünen bir aydınlık veriyor. Bu ürünü kullandığımda, insanlar bana cildime ne yaptığımı falan soruyor. Ki ben cilt konusunda baya şanssız insanlardan biriyim :/ Çok fazla sahne makyajı yaptığım için (ki şikayetçi değilim) cildim son zamanlarda iyice saçmalamaya başladı. Yine de izleri, lekeleri ve çok büyümemiş, hafif kızarık sivilceleri gayet güzel kapatıyor.

Bakalım açıklamasında ne diyor? -
”B.B cream cildi yatıştırır ve cildin yenilenmesine yardımcı olur,lazer amaliyatı geçirmiş olan hastalarda tedavi sonrası yardımcı krem olarak formüle edilmiştir. Bu mükemmel krem akne,yaşlılık lekeleri,güneş lekeleri,koyu halkaları ve yüzdeki (pigmentasyon)renk değişikliğini onarır cildin daha taze ve parlak olmasını sağlar. İçerdiği bitkisel maddeler (Na_complex) ile vücudu ve cildi dinlendirir,MISSHA BB cream doğal cilt düzensizliklerinin dengelemesinin yanı sıra cilt dokusunu geliştirir. Hassas ciltler için doğal bir bakım kremi olarak formüle edilmiştir. İçeriğindeki bitkisel maddeler ve besin maddeleri cildi nemli/ipeksi tutar ve cildi onarır. Ayrıca MISSHA BB cream makyaj tabanı olarak kullanılabilen çok fonksiyonlu bir üründür. Suya dayanıklıdır, akne ve sivilceleri iyileştirmeye yardımcı olma özelliği vardır. Rengi fondöten renginde olduğundan cilde ayrıca fondöten veya pudra uygulamaya gerek kalmaz.”

(Yorgun gözaltlarımı görmeyin lütfen. Uykusuzum bu aralar…)



(Kapatıcılığını görebilmeniz açısından yakın çekim yaptım sivilcelerime… Sorry)



Kıvamı, fotoğrafta da gördüğünüz gibi sıvı fondöteni andırıyor. Diğer BB kremlere göre biraz daha cıvık bence. Ama bu, ciltte emilimi daha kolay kılıyor. En azından benim için. Ben son zamanlarda bir çok sivilce ürünü kullandığım için, cildim pul pul dökülüyor ovaladığım an. O yüzden bu tarz ürünler cildimde daha iyi emiliyor…

İçindekileri merak edenler için onu da paylaşayım:
WATER,CYCLOMETHİCONE,ETHYLHEXYL METHOXYCİNNAMATE, ZİNC OXİDE,CAPRYLİC/CAPRİC TRİGLYCERİDE.MİNERAL OIL, PHENYL TRİMETHİCONE,TALC,ARBUTİN,HYDROLYZED COLLAGEN,DİMETHİCONE, MACADAMIA TERNIFOLIA SEED OIL,SQUALANE,ADENOSİNE,CETYL PEG/PPG-10/1 DIMETHICONE,POLYETHYLENE,BEESWAX(CERA ALBA),GLYCERINİPROPYLENE GLYCOL, CAVİAR EXTRACT,ALGAE EXTRACT,ROSA CANINA FRUIT OIL, SIMMONDSIA CHINENSIS (JOJOBA)SEEDOIL,FAGUS SYLVATICA BUD EXTRACT,CERAMIDE 3,ROSMARINUS OFFICINALIS(ROSEMARY)LEAF EXTRACT,CHAMOMILLA RECUTITA(MATRICARIA) FLOWER EXTRACT,SODIUM HYALURONATE,SODIUM CHLORIDE,FRAGRANCE (PARFUM),METHYLPARABEN,PROPYİPARABEN,DISODIUM EDTA,HYDROXYISOHEXYL 3-CYCLOHEXENE CARBOXALDEHYDE,BUTYLPHENYL METHYLPROPIONAL,BENZYL SALICYLATE,HYDROXYCITRONELLAL,ALPHA-ISOMETHYL LONONE,HEXYL CINNAMOL, LINALOOL,CITRONELLOL MAY CONTAIN(+/-;TİTANIUM DIOXIDE(CI 77891),IRON OXIDES(CI 77491,CI 77492,CI77499)

Ben genel anlamda çok beğendim bu kremi. Zaten sahne hariç, asla fondöten kullanmayan biriyim. Sıkıştırılmış pudra ve kapatıcı ile makyajımı yaparım hep. Artık bu ürün vazgeçilmezim olacak sanırım. Bitmese bari hemen :P Siz beğendiniz mi bu ürünü??? Yorumları alalım…
Sevgiler tatlılar ♥♥♥

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Yeni Trend! CC Krem! [LOCAL]


Şu ana kadar dünyayı en çok kasıp kavurmuş olan trend bence hiç şüphesiz BB Kremleridir. Sanırım dünyadaki bütün kozmetik şirketleri, son 12 ay içerisinde en iyi formülü geliştirebilmek için BB krem üretmeye başladı. BB’nin açılımını bilmeyen varsa eğer, ”Beauty Balm” olarak geçtiğini belirteyim. Bir kaç ay önce, yeni bir dedikodu dolaşmaya başladı. Asya dolaylarından gelen bu yeni bilgi oldukça ilgili çekici. BB kremin pabucunu dama atacağı söylenen bu yeni ürünün ismi nedir dersiniz? Tabii ki CC krem!!!! (Çok zekice değil mi? :P)

CC kremin de BB krem gibi bir açılımı var tabii ki. ”Color Correction” yani renk düzenleyici. Yapmayı amaçladığı şey de zaten bununla ilgili; cilt renginizi eşitleyerek, ışıldayan, güzel bir cilt sağlaması. (Tabii aslında BB kremlerin de amacı buna yönelik ama ben maalesef istediğimi alamıyorum.) Şimdi sizlerle CC Kremin özelliklerini ve gerçekleştirmeyi amaçladığı şeyleri anlatacağım. Tabii yeni bir DD Kremi çıkana kadar :P

KAPATICILIK
Bu kremlerin kapatıcılığı hemen göze çarpıyor. Çoğu BB krem, fondöten altına baz olarak kullanılabilecek kadar kapatıcılık sağlarken, CC kremin farkı hemen anlaşılabiliyor. Olay Total Effects CC Cream, çok fazla kapatıcılık sağlamasa da özellikle Asya’daki bazı markalar (Rachel K CC Cream gibi) herhangi bir BB kremin sağladığı kapatıcılıktan çok daha fazlasını sağlıyor.

ÜRÜN YAPISI
Bazı BB kremlerin yapısını hiç sevmiyorum. Ve inanın bana, oldukça fazla sayıda kremi test ettim. Özellikle bazı ürünler (sonra inceleme yazılarını yazacağım) fazla yağlı ve silikonumsu bir yapıdaydı. Benim gibi yağlı ve akneye meyilli ciltler için ‘yağlı’ ürünün ne kadar korkunç bir şey olduğunu söylememe gerek yok sanırım? Allahtan CC kremlerin yapısı neredeyse köpük gibi yumuşak. Bu yüzden de ciltte emilimi ve fırçayla ya da elinizle cilde uygulamanız çok daha kolay oluyor.

RENK SEÇENEĞİ
Koyu tenli ya da buğday tenli insanların çoğu, BB kremlerin renk seçiminin azlığından şikayetçiydi. Özellikle tek renk seçeneği sunan markaların hiçbirini kullanamıyordu kimse. Aslında açık tenli olmama rağmen, sarı alt tonlu ve cilt lekeleri olan biri olduğum için ben bile çoğu kremi kullanamadım. CC kremlerinin daha fazla renk seçeneği sunmasının yanı sıra, ciltle daha rahat karıştığı için çoğu insan bu durumdan memnun kalacak bence.

CİLDE SAĞLADIKLARI
Şu dünyada makyaj malzemesinin cilde sağladığı yararlardan daha iyi bir şey varsa, o da bir makyaj malzemesinin cilde daha da çok yarar sağlamasıdır :) Olay markasının CC kremi, ciltteki renk bozukluklarını eşitlemeyi, kırışık görünümünü azaltmayı, yağlanmayı durdurmayı ve uzun süreli kullanımda cilt lekelerini iyileştirmeyi vaad ediyor. Hiç de fena şeyler değil aslında… Tabii henüz uzunca kullanma zamanım olmadı. Göreceğiz ;) Zaten Asya’daki tüm CC kremler beyaz çay veyeşil çay gibi birçok antidoksanla dolu. Hatta Rachel K markasının CC kremi (ki bence içlerinde en başarılısı bu ürün), özel bir formül içeriyor ve bu da cildinizin yenilenmesini ve kendini onarmasını sağlıyor.

DENEYEBİLECEĞİNİZ ÜRÜNLER
Şimdilik sadece Olay markasını bulabileceğinizi düşünüyorum Türkiye’de. Diğer markalar maalesef henüz Amerika’da bile piyasaya girmemiş. Türkiye’ye gelmesi biraz zaman alacak gibi. Ama ebay’den getirtmeyi deneyebilirsiniz tabii. Eğer böyle bir planınız varsa, şu ürünlere göz atabilirsiniz:

Rachel K CC Cream … Asya’nın en çok satan ürünleri arasında bulunuyor. SPF 30+ barındırıyor. Ve içeriğinde inanılmaz güzel şeyler var (cilt yenileyici bir çok organik bitki gibi). BB kremden çok daha fazla kapatıcılık sağlıyor. Şimdilik 2 rengi var ama çok rahat cilt renginizle uyum sağlıyor.

Chanel CC Cream Color Correction Complete … Bu krem, CC kremlerin Tanrıçası olarak geçiyor. Üstteki ürün ile aynı özelliklere sahip. Muhtemelen fiyatı iki katıdır ama şimdiden tüm güzellik editörleri bu kremi denemek için sıraya girmiş bile. Bulursanız, kaçırmayın derim!

Olay Total Effects CC Tone Correcting Moisturizer … Bu ürün henüz yeni çıktı. Çillerinizi kapatmadan, güzel bir aydınlık vererek cildi güzelleştiriyor. Üç renk seçeneği mevcut. Kapatıcılığı çok hafif olduğu için, her cilt tipine uygun olduğunu düşünüyorum.

Wei East Wei To Go Beauty Ideal Skin … İsminin hiçbir yerinde CC geçmese de, yine bu amaçla çıkartılmış bir krem. Üç renk tonu mevcut. Normal bir BB kremden çok daha fazla kapatıcılık sağlıyor. En güzel özelliği ise yeniden kapanabilen, seyahat paketlerinde satılıyor olması.

♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

Bu yıl oldukça fazla duyacağız bence CC krem ismini… Şimdiden sizleri bilgilendirmek istedim. Sorusu olan? :)

♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Lilakutu – Yılbaşı Paketi! [LOCAL]

NOT: Yazılarıma çok kırıcı ve ağır eleştirilerle, hakaretlerle dolu yorumlarda bulunmak, sizi benden daha akıllı ya da bilgili ya da üstün kılmaz. Lütfen yorum yazarken biraz daha dikkatli ve özenli olalım. Ben bu konuları yaladım, yuttum, her şeyi biliyorum, siz bok yiyin gibi bir tavır içerisinde değilim. Bilmediğim, yanlış yaptığım ya da hatada bulunduğum yazılar tabii ki olacak. Sonuçta herkes gibi ben de hala bir sürü şey öğreniyorum. Hata yapmış olabilirim. Yanlış yazmış da olabilirim. Bu size beni aşağılama ya da hakaret etme hakkını vermez!!!! Kırıcı ve kaba bir biçimde eleştiri yazıları yazacağınıza İNSAN GİBİ uyarmayı deneyin. Emin olun, daha çok saygı ve sevgi görürsünüz… Yazıdaki hatalarımı da düzelttim. Yanlış bilgi vermişim bir kaç üründe, hemen düzelttim. Karışıklık için üzgünüm. Lütfen artık beni kırmaya çalışmaktan VAZGEÇİN!!!!

——————————————————————————————-

Lilakutu’ya üye olmak için TIK TIK !!!!!

Lilakutu yine müthiş bir paketle karşımızda! Her ay bana kendini daha da çok sevdiriyor bu şirket. Haydi hayırlısı :)


Bu markanın ürünleri tamamen organik. 1-2 sene önce yaban gülü aromalı ürünlerini kullanıyordum ve saçlarım bana ne kadar teşekkür etse azdı! Acayip güzel ürünleri var. Bu ürün de eminim güzeldir. Yalnız koku hassasiyeti yaşayanlar Aubrey ürünlerini alırken dikkat etsin. Bazılarının kokusu dayanılmaz oluyor! Kullanınca haber veririm nasıl bir şey olduğunu :)

Sizlere daha önce Facebook sayfamda sormuştum, hangi deodorant iyidir diye. Bir çok cevap gelmişti. Lilakutu da bu soruyu duymuş olacak ki, deodorant koymuş :) Kullanmak için sabırsızlanıyorum, umarım güzeldir.

Bioderma güzel bir marka bence. Ürünleri gayet kaliteli ve kullanan çoğu arkadaşım da memnun. Bu ürün yüz yıkama jeli. Yeni bir yüz yıkama jeli kullanmak isteyenler için güzel bir seçim olmuş.

Özellikle saçları işlem görmüş, yıpranmış ve kurumuş insanların kullanması gereken bir üründür argan yağı. Son bir kaç senedir müthiş bir argan yağı furyası aldı başını gidiyor. Bu ürün de el ve vücut losyonu şeklinde. Üzerinde yazana göre %100 argan yağı içeriyormuş. Deneyip, göreceğiz!!!! Ama şimdilik kokusu güzel ;)

Anti aging ürünlerinden yalnızca göz altı kremi kullanıyorum. Bu ürünü anneme veririm muhtemelen, bana pek uymuyor şu an. Onun yorumlarını yazarım size.

Gece kremi kullanmayı sevenler için güzel bir ürün. Gece kreminiz bittiyse bunu kullanabilirsiniz. Kokusu da çok cici bence…

Ozonlanmış ürünlerin çok ağır kokuları oluyor. Bir türlü barışamadım kendileriyle! Bu ürünü bu tarz ürünleri seven bir arkadaşımla paylaşacağım. En azından kullanmayı seven birine gitsin ürün :)

Diş macunu içinde gizli fırça! Bayılıyorum bunlara ben! Çantamın vazgeçilmezleri :)

Yeni nemlendiricler kullanmak isteyenler için güzel olan bu deneme ürünleri mantıklı tabii. Ama maalesef cilt ürünlerinde bir kerelik kullanımdan hiçbir şey anlaşılmıyor :/ Bunu henüz kullanmadım, en kısa zamanda haber veririm.

Bir kadın bir erkek deneme boy parfüm. İkisi de aşina olduğum ve çok sevdiğim parfümler. Hafif kokular seviyorsanız, ikisi de tam sizlik! Biri size, biri de sevgilinize ;)

Bu oje çok değişik! Tamamen su bazlı ve paraben içermeyen bir formülü var! Doğa dostu insanlar ve kimyasallardan uzak duran kişiler için birebir! Ayrıca asetona gerek olmadan, direkt tırnağınızdan soyularak (bu arada tırnağa zarar vermiyor) çıkabiliyor olması! Bir de iki kat sürdüğüm halde kuruması yalnızca 20 saniye falan sürdü! Müthiş! Şişedeyken koyu bir mor gibi görünüyor ancak kuruduğunda kopkoyu bir bordoya dönüşüyor. Hatta içinde minik tefek yaldızlar da var… Tek kötü özelliği, kokusunun çok garip ve rahatsız edici olması.

Bu flaşsız hali.

Bu da flaşlı hali.

Son olarak da bir sürpriz yapıp balon yollamışlar. Şişirip odama koyarım artık :)

Siz de beğendiniz mi bu ayki paketi? Düşünceleri alalım??????

Lilakutu’ya üye olmak için TIK TIK !!!!!

♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Lilakutu 1 Yaşında!!! :) [LOCAL]

Lilakutu’ya üye olmak için TIK TIK !!!!!

Merhaba tatlışlar! Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım. Umarım sizi çok bekletmemişimdir. Tam gaz, kaldığım yerden devam ediyorum…

(Kutudan çıkan şahane kurabiye ile açılış yapayım. Çok lezzetliydi!!!!)

Zaman ne çabuk geçmiş. Daha dün gibi aklımdaydı oysa Lilakutu’nun kuruluşu! Tam tamına bir yıl olmuş. Öncelikle bu güzel fikre ev sahipliği yapan ve hiç durmadan çalışan Lilakutu ekibine buradan sevgiler yolluyorum! Kutularınızın her ay daha da güzel içeriklere sahip oluşu, müşterilerinize her daim saygılı ve yardımsever oluşunuz, iş ahlakınız ve kalitenizle gerçekten de başarılı bir şirket olduğunuzu düşünüyorum. Bir yıl boyunca neler yaşadıklarına dair pek sevimli bir video hazırlamışlar. Önce ona bakmak isterseniz hemen aşağıda:



Lilakutu’ya üye olmak için TIK TIK !!!!!

Birinci yılını kutlamak amacıyla yolladıkları kutuda bir çok ürün mevcut. Ben hepsini çok beğendim ve hatta kullanmaya başladım bile! Bir an ”Keşke her ay yolladıkları kutuda bu kadar çok ürün olsa!” demedim değil tabii, ama o zaman fiyatını arttırmaları gerekirdi :( Neyse… Bakalım neler neler yollamışlar. Sizin için inceledim.



The Sabun – El Yapımı Gliserinli Sabun :
SLS, paraben, parafin içermeyen nemlendirici doğal sabunlar.
(Kokusu bir harika! Tüm kutuyu kokutmuş resmen, kullanımı da çok kolay ve güzel hissediliyor tende. Başarılı.)

Rareblossom – Şampuan & Onarıcı Saç Bakım Jeli :
Organik sertifikalı şampuan, 3D Matrix teknolojisi kullanılarak özel olarak formüle edilmiştir. 3 boyutlu yapı, saç telinde koruyucu bir film tabakası oluşturur. Onarıcı saç bakım jeli ise, saçı kökünden ucuna kadar besler, onarır, güçlendirir, korur ve dökülmesini engeller. Elektriklenmeyi önler, saçın kolay şekil almasını sağlar.
(Ben bu markaya baya baya bağlanmaya başladım sanırım. Benim cildime çok çok iyi geliyor her ürünü. Şiddetle tavsiye ederim.)

Kitoko – Argan Yağı :
Saçı besler ve güçlendirir. Parkalklığını ve nem dengesini geri kazandırır, dalgalı ve zor taranan saçları yumuşatır.
(Argan yağını kuaförüm önerdiğinden beri kullanırım. Her banyo sonrası saçlarıma azıcık sürerim. İpek gibi olur. Siz de yapın bence…)

Femfresh – Genital Bölge Islak Mendili :
pH dengeli formülü, atıştırıcı ebegümeci ve antibakteriyel altıncık özleri ile genital bölgeyi nazikçe temizlemeye, tazelik sağlamaya ve koku gidermeye yardımcı olur.
(Bu mendillerden evde 2 kutu vardı zaten. Çantamda taşımak için iyi geldi bu iki küçük boy. Çok memnunum…)

Lush – Imperials Yüz Nemlendirici :
Yağı dengeler, sakinleştirir, esneklik sağlar, hücreleri yenilemeye yardımcı olur.
(Bunun kutusunu açamadım yahu! Biraz minik olduğundan mıdır nedir, bir türlü açamadım. İnşallah iyidir…)


Monoderma – E5 Vitamin Cilt Kapsülleri :
Cilt için zararlı olan serbest radikallere karşı doğal bir koruyucudur. Antioksidan aktivitenin gelişmesine katkı sağlar.
(Kapsüller pek şirin. Bu akşam deneyeceğim ama iki kapsülle bir şey anlayabileceğimi sanmıyorum. Hayırlısı…)



Alix Avien – Maxi Lip Ruj :
Özel formülü dudak çizgilerindeki görünümü azaltır ve sık kullanımda dudaklarda %40’a kadar artmış bir dolgunluk verir. Yoğun nem verme özelliği ile dudaklar %60 daha çok nem kazanır.
(Bu kırmızının rengi bir harika!!!! Kırmızı ruj manyağı bir insan olarak çok memnun kaldım. Kıvamı müthiş, çok kolay sürülüyor ama bir yandan da rengi çok canlı ve mat bir kırmızı. Bayıldım, tam sevdiğim tarz bir ruj. Hep kullanırım artık…)

Cosmed – Vanilyalı Nem Maskesi :
Cildin ihtiyacı olan nemi korur ve kaybolan nem dengesini geri kazandırır.
(Fazla maskenin kimseye zararı olmaz, öyle değil mi? Denemem gereken 18765786. maske bunlar. Artık seneye :P)

I’m Lolita – Rose El Kremi :
Besler, yumuşatır ve hücre yenilenmesini hızlandırır. Doğal gül suyu ve yağı içerir.
(Gül kokulu her şeye aşığım. Bazısının kokusu berbat oluyor ama allahtan bununki çok güzel. Kıvamını da beğendim. Ellerim yumuşacık oldu. Kullanırım bittikçe de alırım. Güzel ürün…)

Yazdan kalma bir fotoğrafla bitireyim yazımı… Seviyorum bu halimi, hehehe :)

Siz de beğendiniz mi ürünleri? Ben bayıldım açıkçası! Lilakutu her ay kendini biraz daha yenileyerek ve biraz daha profesyonelleşerek gönlümü feth etmeyi başarmış bir kurum. İşlerini çok iyi yapan bir ekibi var ve her türlü desteği sağlıyorlar. Daha ne olsun? Daha nice senelere diyorum veeeeeee Lilakutu’ya üye olmak isteyenleri de aşağıdaki linke davet ediyorum :) Sevgiler…

Lilakutu’ya üye olmak için TIK TIK !!!!!

♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Vanilya Club [TEMMUZ]


SİZ DE ÜYE OLMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN!!!

Bu ayki Vanilya Club kutusu nedense bana pek bi az geldi. Ürün azlığından mıdır, yoksa diğer kutularda çok çok ürün olduğundan mıdır nedir, anlamadım. Neyse… Yine de ürünler güzel tabii, yaza uygun, işlevli şeyler. İnceleyelim bakalım:



CALVİN KLEIN BEAUTY
Bu parfümü denemek istiyordum çıktığından beri, kısmet bu zamanaymış. Tam bir yaz kokusu. Hafif, ama kalıcı. Calvin Klein’ın kötü bir parfüm yapmasını beklemezdim zaten. Parfüm anlatma konusunda çok başarısızım, o yüzden bu kokuya güzeeeeel bir yaz kokusu, böyle efil efil falan demek istiyorum. Anlatabilmişimdir umarım :) Bu arada yanında şık, beyaz bir makyaj çantası geldi ki tam günlük çantama sığacak boyutta. Hemen işlevselleştiriyorummmm ;) Parfümün tam boy fiyatı 254 TL.


ALESSANDRO AYAK PEELİNGİ
Alessandro markası baya popüler olmaya başladı bu kutular sayesinde :) Ya da ben yeni öğrendim. Her neyse, her zamanki gibi yine yaza özel müthiş bir ürün yapmışlar. Ayak peelingi/scrub ı, artık ne derseniz diyin ama yaz aylarında ayaklarım kışa oranla 2 katı çatlıyor. Sıcaktan, nemden, açık ayakkabılarla devamlı yürümekten olsa gerek, yazın ayaklarınıza daha iyi bakmanız gerekiyor. Bu tarz ürünler çok işe yarıyor. Eskiden bunların hiç bir şeye yaramadığını düşünürdüm ama düzenli kullanınca baktım ki, baya bebek ayağı olmuş ayaklarım. Siz de seversiniz bence. Ürünün limonlu, ferah bir kokusu var, koku hassasiyetiniz varsa biraz keskin gelebilir. Ama kalıcı değil, yıkayınca geçiyor. Kullanımı güzel ve kolay. Devamlı kullanmak lazım tabii… Genel olarak, ben bu ürünü beğendim. Bitince, tam boyunu alırım yani. Tam boy fiyatı 32 TL.


PERRICONE MD YÜZ TEMİZLEME JELİ
Perricone MD markasını daha önce duyduysam bile, hatırlamıyorum. Temiz ve ferah bir tasarımı var. Günlük makyaj ve yüz temizleyicisi olarak geçiyor. Ben genelde yüzüme doktorumun vermediği şeyleri sürmeyi sevmem ama bu ürünü deneyeceğim. Bu aralar değişik yüz temizleme jelleri kullanmak ister oldum. Sanırım sıkıldım hep aynı ürünleri kullanmaktan. Yazın cildimi kazımak istemiyorum açıkçası, o yüzden bu hafif bir temizleyici gibi duruyor, deneyip size bilgi vereceğim… Ürünün tam boy fiyatı 115 TL.



SWEEZERMAN CIMBIZ
Rubis Switzerland markasını çok severim. Cımbızları özellikle çok iyidir. Benim şansıma, en sevdiğim renkte geldi bu cımbız! O kadar hafif ki, şaka gibi. Bir yandan da çok iyi çekiyor tüyleri. Ben bayıldım bu ürüne. Kaç zamandır iyi bir cımbızım olsun diyordum ama bir türlü almaya fırsatım olmamıştı. Cımbız işte, ne yazılabiir ki demiyorum… Çünkü çok acayip bu. Ben çok beğendim, cımbızla hiç alakası olmayan bir insanı bile (benim gibi) ayna karşısında dakikalarca oturtturabiliyor. Ürünün satış fiyatı 25 TL.

SİZ DE ÜYE OLMAK VE HER AY DENEME BOY ÜRÜNLERE SAHİP OLMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN!!!

♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Sağlıklı Bir Cilde Giden 7 Yol…


If you’re religiously slathering on expensive creams and lotions, but pounding a Big Mac and large fries at 3 a.m., your skin will suffer. We often forget that our skin is the largest organ in our body, and thus, is affected by our diet, stress levels, and even our exercise routines.
So, to make sure you’re doing everything you can to keep your skin looking healthy and supple, check out these holistic skin care tips.



Eğer tüm paranızı pahalı cilt kremlerine ve toniklerine harcıyor; ama buna rağmen gecenin 3’ünde Big Mac ve patates kızartmalarını hiç utanmadan (!) mideye indiriyorsanız, özellikle cildiniz size çok kızacaktır. Cildimizin, vücudumuzdaki en büyük organ olduğunu çoğu zaman unutuyoruz. Yediklerimizden, stresten ve spor rutinimizden bile etkilenebileceğini hatırlamıyoruz.
Bu yüzden, cildinizi olabildiğince sağlıklı ve güzel gösterebilmek için, yazacağım önerileri dikkate almalısınız.



1. BE SUN SMART
With skin cancer comprising nearly half of all cancer cases in the US, our sun-worshipping days are long gone. Now that doesn’t mean we expect you to stay indoors forever or dress like a beekeeper during summer. Rather, make sure your sunscreen has broad-spectrum UVA and UVB protection, and reapply your sunscreen at least every two hours. Also, no sunscreen can truly be “waterproof,” so always reapply after a dip in the pool. It’s also important to stay in the shade during the hours the sun is most intense, from 11 a.m. to 2 p.m.

1. GÜNEŞTEN KORUNUN
Günümüzde cilt kanseri vakalarının tavan yapmış olmasından dolayı, artık güneşe tapınma zamanlarımız sona ermiş bulunmakta. Bu tabii ki sonsuza kadar evin içinde kalmanız, dışarıyı kendinize yasaklamanız veya yaz-kış paltolarla gezmeniz anlamına gelmiyor. Yalnızca, artık güneş koruyucu kremini her an sürmeniz gerektiğine işaret ediyor. Özellikle UVA ve UVB korumalarını birarada bulunduran kremleri tercih etmeli ve her 2 saatte bir yeniden sürmelisiniz. Özellikle havuza/denize girip çıktıktan sonra, yeniden sürmeyi ihmal etmemelisiniz. Bir de öğle sıcaklarında (11 – 2 arası) güneşten kaçınmalı, mümkünse gölgede kalmayı alışkanlık haline getirmelisiniz.



2. STAY MOISTURIZED
While nobody likes dry patches, dry skin can actually cause more severe skin concerns, like wrinkles. That’s right, dry skin tends to be thinner than oily skin because it has less sebum glands, which plump skin up. Thin skin is then more susceptible to folding, which leads to premature fine lines and wrinkles, says dermatologist Jessica Wu, MD, author of “Feed Your Face.” So make sure you keep your skin hydrated by moisturizing right after you shower, when your skin is still damp. That way, your lotion can lock in the moisture.

2. NEMLENDİRMEYİ UNUTMAYIN
Kimse kuru ve pul pul dökülen bir cildi sevmez. Kuru cilt, kırışıklıkların oluşumuna yardımcı olan kötü bir durumdur. Evet, kuru cilt yağlı cilde göre daha incedir çünkü cildin kat kat olmasını sağlayan sebumdan daha az salgılar. Bu tarz bir cilt katlanmaya daha müsaittir ve bu yüzden de erken yaşta kırışabilir. Bu sebeple, havalar çok sıcak da olsa, duştan çıkar çıkmaz nemlendiricinizi sürmeyi ihmal etmeyin. Hem bu sayede, nemlendirici cilde daha iyi hapsolmuş olur.



4. EXFOLIATE
If you think exfoliating is an unnecessary step made up by skin care manufacturers, think again. Exfoliating is key to having supple, smooth skin by preventing dirt and oil from clogging up your pores. “Whether you choose a mechanical exfoliation with a rotating brush or a chemical exfoliation with an alpha-hydroxy wash, removing dead cells from the surface of your skin will help keep your skin glowing,” says Joshua Zeichner, MD, director of cosmetic and clinical research at Mount Sinai in New York City.

4. PEELING YAPIN
Eğer peelingin cilt uzmanları para kazansın diye uydurulmuş bir durum olduğunu düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz. Cildinize peeling yapmak sağlıklı, yumuşacık ve parlak bir cilde kavuşmanın en önemli yollarından biri. Tüm kirlerden kurtulup, gözeneklerinizi açmak için birebir. New York Mount Sinai’deki cilt profesörü Joshua Zeichner der ki: ”İster döner başlıklı, evde kullanabileceğiniz bir fırçayla, ister alpha-hidroksil yıkamalar ve kimyasal peelinglerle olsun, cildinizdeki ölü deriden arınmak, onun daha parlak, ışıl ışıl ve sağlıklı olmasına yardımcı olacaktır.”



5. GO TO A PROFESSIONAL
Jennifer Aniston attributes her flawlessly youthful skin to her monthly $450 Red Carpet Facial at the Tracie Martyn Spa. Don’t have the cash? Neither do we. But that doesn’t mean there aren’t more affordable spa treatments that you should opt for. So what professionals should be in your “skin care posse”? Definitely a dermatologist, both to help with any skin issues and to check for skin cancer. When you can, you should also try to see a massage therapist (lymphatic massage can help skin’s appearance as well), or get body treatments, like scrubs. Another option is to visit a sauna on a regular basis, to sweat out the toxins in your body, which also affect your skin.

5. PROFESYONEL BAKIM YAPTIRIN
Jennifer Aniston’un müthiş cildine hayran olmayan yoktur. Bu güzel cildin sırrı her ay 450$ lık Spa Bakımı olduğunu öğrendik. Paranız mı yok? Ne tesadüf, benim de :) Ama bu demek değil ki bu tarz bakımlara ulaşamayacaksınız. Spa salonlarındaki bakımların benzerlerini, kendi evinizde yapabilir ve aynı ışıltıyı siz de kazanabilirsiniz. Ayrıca vakit ve bütçe buldukça, bir cildiyeciyi ziyaret etmeli ve yıllık (mümkünse aylık) kontrolden geçmelisiniz. Bu şekilde olası sorunları önceden farkederek, ona göre tedavi alabilirsiniz. Evde kendi saunanızı yapabilir, banyo tuzları ve özel kokulu peelinglerle kendinizi şımartabilirsiniz. Bir iki mum yakıp, kitabınızı açın ve evde spanın keyfini çıkartın!



6. EXERCISE
Exercising more for fewer wrinkles? We know, it sounds like a wacky gym advertisement but working out to better your skin is actually true.
Stretches that require your head to go below your waist will cause your “blood to rush toward your head,” which improves circulation. With improved circulation comes “greater delivery of oxygen and nutrients to the skin.” Healthy skin cells will help boost collagen production, which will in turn keep your face looking plumper and less wrinkled. Regular exercise also “stimulates lymphatic drainage, which rids the body of waste products.” Getting rid of waste keeps skin all over your body clear and glowing. You also breathe more when exercising, which helps blood flow more rapidly through your body.

6. SPOR YAPIN
Daha az kırışık için spor yapmak mı? Evet farkındayım, size spor yaptırabilmek için palavra atıyormuşum gibi gelebilir ama inanın bana, bu öğüt doğru. Başınızı belinizden aşağı indirerek yapabildiğiniz her egzersiz, kanın başınıza doğru pompalanmasını sağlar. Bu sayede yüzünüze bolca oksijen ve besin gider. Cildinizin canlı kalması için besin ve oksijen gerektiğine göre, düzenli egzersiz, tüm vücudunuza iyi geleceği gibi, cildinizi de yenileyecek ve ışıl ışıl, sağlıklı ve kırışıktan uzak görünmesine yardımcı olacaktır. Düzenli egzersiz ayrıca yağ dengenizi düzenleyerek, vücudunuzda gereksiz besinlerin oluşmasını ve tutulmasını engeller. Tüm vücudunuz dingin ve sağlıklı kalır. Egzersiz yapmak size daha çok ve iyi nefes aldıracağı için, vücudunuza bolllll oksijen girecek ve kan akışınız iyice hızlanacaktır. E daha ne olsun? :)



7. GET A GLOW
OK, so we know that baking in the sun is a one-way express train to Cancerville, but that doesn’t mean we have to be pale and pasty. Let’s face it: Most of us look better with a tan. The solution: Self-tanners. With the improvement of self-tanner formulas, getting a realistic faux-glow is super easy. Let’s see how it goes:
Step 1: Exfoliate to remove your top layer of dead skin cells.
Step 2: Shave or wax the areas that you want to apply your self-tanner, so that you can have a smooth application.
Step 3: Skip moisturizer on the day you plan to apply self-tanner, as it can act as barrier between the tanning ingredients and your skin.
Step 4: For the most natural-looking tan, choose a product that’s only one or two shades darker than your natural skin hue.
Step 5: Carefully apply your tanner, using less products on drier areas of skin like knees and elbows. Thoroughly wash your hands when you’re done to avoid bronzed palms.

7. BRONZ OLMAYI DENEYİN
Taaaaamam, biliyorum… Güneşin altında kızarmaya çalışmak, kanseri koynunuza almaktan farksız ama bu beyaz peynir gibi olacağınız ve soluk görüneceğiniz anlamına da gelmemeli. Kabul edelim ki, hepimiz biraz bronz olduğumuzda daha iyi görünüyoruz. Çözüm mü? Self-tanner. Bu ürünlerin içeriğinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi bizim yararımıza oldu, çünkü artık kendi kendine bronzlaşmak (yalandan da olsa) çok kolay ve sağlıklı. Bakın nasıl yapacaksınız:
1. Adım – Tüm vücudunuza peeling yapın ki bütün ölü deriler, pütürler gitsin. Cilt yumuşasın.
2. Adım – Tannerı süreceğiniz alanda (ihtiyaç varsa) tenizlik yapın. Jilet, ağda, artık hangisi işinize geliyorsa.
3. Adım – Tanner süreceğiniz bölgeye herhangi bir nemlendirici sürmeyin. Tam olarak bronz rengi almanızı engelleyebilir.
4. Adım – En doğal görünümlü bronzluk için, kendi silt tonunuzdan 1 veya 2 ton daha koyu bir renk seçin.
5. Adım – Vücudunuza ürünü uygulayın. Diz ve dirsekler gibi cildin daha kuru olan yerlerine daha az ürün uygulayın. İşiniz bitince ellerinizi iyice yıkamayı unutmayın ki bronzlaşmış ve leke leke ellerle gezmeyin :)

DON’T FORGET TO AVOID JUNK FOOD AND EAT HEALTHY!!!!!

ABUR CUBURLARI KESİP, SAĞLIKLI BESLENMEYE DE ÖZEN GÖSTERİN!!!!!

Cheers………

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Cilt Problemleri & Cevapları [LOCAL]

Hepimizin zaman zaman cilt problemleri olur. Kimimiz sivilceli, kimimiz kırmızı yanaklı, kimimiz çok kuru cilti… Cilt bakımı, bol su içmek, stresten uzak durmak ve uykunuzu almak bilinen çözümler arasında.

Ben sizlerle, belki bildiğiniz, belki de hayatınızı kurtaracak cilt önerileri vereceğim. Tabii ki belirtmeliyim ki ben bir doktor değilim. Bunlar tamamen kendi doktorumdan, deneyimlerimden ve okuduklarımdan derlenmiş bilgilerdir. Yine de işinize yarayacak bilgiler bulabileceğinize inanıyorum. Siz yine de cilt problemlerinizi ÖNCE doktorunuza danışın, sonra benim yazdıklarımı uygulayın :) Sevgilerrrrr :)

ROSACEA:


Rosacea yüzde kızarıklık ve şişme ile karakterize yaygın bir deri hastalığıdır. Sıklıkla erişkin aknesi olarak bilinir Yüzün orta kısmında başlayıp yanak alın çene ve burnu tutan kızarıklık olur. Bazen kulaklar sırt ve göğüste etkilenebilir. Hastalık ilerlediğinde küçük kılcal damar genişlemeleri ve üzerinde küçük kırmızı kabartılar meydana gelir. Bununla beraber aknedeki siyah noktalar yoktur.

Bu hastalığın sebepleri henüz bulunamamış olsa da, daha iyi bir hale getirebilmek için yapabileceğiniz bir kaç şey var:


☼ Vitamin B takviyesi almak, bu sorunu biraz hafifletiyor. Günlük B vitamini hapları alabilir; balık, yeşil biber, fındık ve yeşil çay içmek de aynı etkiyi verecektir.
☼ Üzüm çekirdeği ekstresini yüzünüze uyguladığınızda, şiş görünümü azaltacaktır.
☼ Yulaf unu ve bal karışımını maske kıvamına getirip yüzünüze uygularsanız, iyi bir nemlendirici elde etmiş olursunuz.
☼ Salatalık kabuklarını soyup yüzünüze koyun ki şişlikler insin ve cildiniz serinlesin.

AŞIRI KURU CİLT:


Kuru cilde sahip olmak kötü bir şey tabii. Ama bir de bunun soyulan ve dökülen, parça parça puzzle’a benzeyen bir cilt haline dönüşmesi en kötü problemlerden biridir. Kötü gözüktüğü gibi kaşıntı ve yanma hissi veren bu sorun, çok acı verici olabilir. Nedenlerinin içinde çok sıcak duş almak, evin içini çok ısıtmak, sentetik kıyafetler giymek ve kokulu deterjanlar kullanmak bulunur. Cildinizin bu hassasiyetini, aşağıda yazan tüyolarla daha iyi bir duruma getirebilirsiniz:


♫ Her gün, içinde A, B, C, D, E vitaminleri ve Zinc bulunan multi-vitamin almak.
♫ Temizlik ve cilt ürünlerini mümkün olduğunca kokusuz olanından tercih etmek.
♫ Sentetik kumaşlar yerine, pamuklu kumaşlardan kıyafetler giymek.
♫ Günde birkaç kez nemlendirici kullanmak.
♫ Ilık duşlar almak (özellikle tam duştan çıkmadan önce suyun mutlaka ılık akmasını sağlayın.)

UÇUK:


Uçuk genellikle dudak, ağız ve burun delikleri çevresinde çıkan Herpes simplex adı verilen virüsün sebep olduğu hastalıktır. Uçuk, ön belirtileri ile açık yaranın kapanması süresi arasında bulaşıcıdır. Uçuğu olan bir kişinin kullandığı havlu, bardak, çatal, kaşık vb. eşyalarla ve uçuklu kişinin öpmesi sonucu bulaşır. Eğer uçuğa dokunulursa yüzün diğer bölümlerine, göze ve vücudun diğer bölgelerine (genital bölge gibi) de bulaştırılabilir.

Uçuktan daha hızlı kurtulmak için, şu yolları deneyebilirsiniz:


♣ Uçuklu alana elma sirkesi sürün ve bu üründen az da olsa içebilirsiniz. Tadını güzelleştirmek için bir bardağa 1.5 tatlı kaşığı koyarak içebilirsiniz.
♣ Uçuklu bölgeye bir dilim limon sürüp, bekletebildiğiniz kadar uzun bekletin.
♣ Parmağınızı ıslatıp, tuza batırın. Tuzlu parmağınızı uçuğa hafifçe bastırın ve 1-2 dakika tutun. Yakar, ama acıya değecektir.
♣ Hindistancevizi Yağı sürmek de faydalı olur.
♣ Gerçek Aloe bulun ve suyunu uçuğun üzerine sürün. Aloe, dünyadaki en güçlü iyileştirici özelliği olan bitkidir ve uçuğa çok iyi gelecektir.

CİLT LEKELERİ:


İnsanlar yaşlandıkça, ciltlerinde yaştan kaynaklı lekeler de artış gösterir. Herkesin yüzünde ve vücudunda, bu tarz lekeler belirir. Ama bu, lekeleri geçiremeyeceğiniz anlamına gelmez. Bu lekeleri geçirme işlemine başlamadan önce bilmeniz gereken şey, sabırlı olmaktır. Çünkü bu çok yavaş ilerleyen bir süreçtir.

İşte size yardımcı olacak bir kaç ipucu:


♥ Aloe kullanın. Bir önceki yazıda da bahsettiğim gibi, Aloe’nin iyileştirme gücü olağanüstü. Lekeli tüm bölgelere sürebilir, hatta Aloe suyu alıp içerek de içeriden iyileşmeye ve sağlık kazanmaya yardımcı olabilirsiniz.
♥ Yüzünüze haftada bir yoğurt ve bal maskesi uygulayın.
♥ Her gün D vitamini takviyesi alın veya balık ve yumurta gibi gıdalar tüketin.
♥ Kırmızı biber yemek ve lekeli bölgeye kırmızı biber sürmek de iyi gelenler arasındadır.
♥ Lekeli bölgeye limon suyu sürmek hem leke görünümünü azaltır, hem de cildinizi yumuşatır.
♥ Yağmurlu günler de dahil, HER GÜN güneş kremi kullanın!!! (Mümkünse en yüksek koruma düzeylisinden!)


♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter